Bir sayfa geri

 

İ. HAKKI TONGUÇ

 

 

CANLANDIRILACAK KÖY

 

 

S O N S Ö Z

 

 

1939’ da, ilk defa basılan bu kitabın iki yıl sonra mevcudu kalmamıştı. Böyle olduğu halde tekrar bastırılmamasının sebeplerinden biri, işlerimin çokluğu, yeniden yazarak değiştirmeyi tasarladığım kısımların bu yüzden hazırlanamamış olmasıdır.

 

1936’ dan beri köyü eğitim yolu ile canlandırma davası, pedagoji tarihinde eşine rastlanmayan ve tasarlanamayan bir şekilde gelişmeye yüz tuttu; köy öğretmenlerinin sayısı on yıl öncekine nisbetle iki misli çoğaldı; öğretmen adayları da üç misline yakın arttı. Enstitüler başta gelmek üzere, köylerde binlerce modern eğitim kurumları açıldı; yüz binlerce köy çocuğu batı uygarlığının nimetlerine kavuşmaya başladı. Bunların hepsi diğer birçok büyük işler gibi mütefekkir ve ülkücü sayın İNÖNܒnün önderliği sayesinde yapılabildi. Eğer onun gençliğinden beri sürüp gelen bilinçli çalışmaları, sıkı ve sürekli denetlemesi olmasaydı, bu eserler yaratılamaz, canlanmaya başlayan köyden söz açılamazdı.

 

Bu gelişme yıllarında, milli kahramanın ve iyi kalpli, ülkücü bakanların emrinde köyü canlandırma hizmetine katılmak bahtiyarlığına kavuştum. Onun için yedi yıl önce bu uğurda yapılması tasarlananları yazmaktan ise, yapmayı ve gerçekleştirilenleri yazmayı tercih ettim. İkinci basılışın gecikme sebeplerinden diğeri de bu düşüncedir.

 

Bu arada, birçok meslektaşlar bilmedikleri için, bizde öğretmen yetiştirme meselesinin oldukça tahsilatlı bir tarihçesini köyler için öğretmen hazırlama problemini ön  planda tutarak yeniden yazdım.  Bu yüzden kitabın hacmi büyüdü. Onu ancak bu suretle, ana konuyu toplu bir şekilde ve hakikatlere uygun olarak akis ettirilecek bir hale getirebildim. Böylece, tarihsel olaylar, tahrif edilmekten kurtarılmış oldu.

 

 

Kitabı hazırlarken şu ilkeleri gözönünde bulundurmayı uygun buldum: Ana konuyu teşkil eden, köyü eğitim yolu ile canlandırma problemini ilgilendiren hususları önce gözlemek, sonra belgelere dayanmak suretiyle birbirleriyle karşılaştırmak ve çözümlemek. Öznel yargılamalardan mümkün olduğu kadar kaçınmak, yargılamayı ilgili ve yetkililere bırakmak. Kanun, tüzük, yönetmelik, tutanak, kitap, dergi ve gazete gibi kaynaklarda yer alan hüküm ve bilgileri, uygulandıktan sonra aldıkları şekillerle karşılaştırmak. Yapılan işler açıklanırken yalnız fikri vereni değil, o fikri uygulayanları da aynı şekilde değerlendirmek ve bunların rollerinin önemini, işlerin yapıldığı zamanın özellikleriyle çalışma şartları içinde belirtmek. Acı ve tatlı oluşuna bakmadan, hakikati olduğu gibi göstermeye gayret etmek. Temel konuyu, bizde şimdiye kadar yazılmamış veya yazılıp da henüz yayımlanmamış rapor veya hatıralarla aydınlatmaya çalışmak. Ana konunun bütünü ile ilgili meseleleri, ondan ayrı olarak okundukları zaman da bir fikir alınabilecek şekilde deyimlemek. Her mesele açıklanırken, bilhassa ülkücü ve çalışkan ilkokul öğretmenlerinin, öğretmen adaylarının, öğretmen yetiştiren kurumlarda çalışan arkadaşların ihtiyaçlarını hesaba katmak.

 

 

Bu şartlara bağlı kalmaya çok gayret etmeme rağmen yakın tarihimizi ilgilendiren bazı olayların akis ettirilişlerinde eksik taraflar bulunduğunu biliyorum . Mesela Sivas vilayeti matbaasında 1924’te basılmış “ Talim ve Terbiye Teşkilatımızda Buhran” adlı bir kitap bulunduğunu, bu eserde köyler için öğretmen yetiştirmek üzere ayrı öğretmen okulları açılması gerektiğini anlatan bir bölüm olduğunu, eserin sahibi değerli arkadaşım F. Gündüzalp’ tan yeni öğrendim. Buna benzeyen kıymetli belgeler ortaya çıkacaktır. Onun için kitabımın eksik tarafları bulunduğunu tekrar açıklıyorum.  Fakat bu kusur, daha çok kitabın ana konusunu aydınlatacak problemlerin bizde henüz, bilimsel esaslara göre işlenmemiş olmasından ileri gelmektedir.  Eksiklerin zamanla ve bu konu üzerinde çalışıla çalışıla

giderilebileceğini sanıyorum.

 

Eğitim yolu ile köyü canlandırma davası, elbirliğiyle ve bilimsel esaslara dayanmak suretiyle, üzerinde yıllarca emek harcamamız icap eden çetin işlerimizden biridir. Bunu, günlük politika oyunlarının üstünde kalan bir konu haline getirmek, türlü yönlerden inceleyerek pedagoji ilkelerine göre aydınlatmaya çalışmak, bütün meslektaşların paylaşmaları gereken bir görevdir. Hisseme düşeni bugünkü şartlar içinde bu kadarcık da olsa yapabildiğim için haz duyuyorum. Bu kitap, köyü eğitim yolu ile canlandırma problemine ait düşüncelerimin önemlilerini akis ettirmekte, bu ülkü etrafında toplananların birleşmeleri icap eden noktaları belirtmektedir. Başka düşüncelerim olsaydı, onları da açıklamaktan hiç çekinmezdim.

 

Benimsediğim ve gerçekleştirilmeleri için emek harcadığım fikirleri savunurken, taraftar olmadıklarımı açıklarken hiçbir şahsı gözönünde tutmadım. Sadece tezi ve antitezi keskin çizgilerle belirtmeye çalıştım. Onun için, yalnız bu bakımdan göze batan ayrılıkları gösterme amacıyla yazılanlara, kimsenin gücenmemesini candan dilerim. Fikri, kimden ve nereden gelirse gelsin, soğukkanlılıkla karşılamaya alışmamız gerektiğine inanıyorum.

 

Köylerimizde açılan eğitim kurumlarını ziyaret eden ve köyü eğitim yolu ile canlandırma uğrunda son yıllarda memleketimizde girişilen hamlenin mahiyetini öğrenmek isteyen yabancıların sayısı gitgide artmaktadır.  Bunların çoğu öğrenmek istedikleri meselelere dair kılavuz, kitap, broşür olup olmadığını sormaktadırlar. Onun için kitabın sonuna, bu konu ile ilgilenen yabancıları düşünerek, İngilizce özetini ve ana problemi aydınlatıcı resimleri koymayı da uygun ve faydalı buldum.

 

Kitabım, metinde yazılarına rastlanacak birçok arkadaşların ve uzmanların yardımıyla meydana gelebilmiştir. Yardımcılar arasında işin içinde çalışan ilkokul çocuklarından, üniversite profesörlerine kadar, her tip insan vardır. Onların bir kısmının adlarını ve bu konu ile ilgili eserlerini metinde açıklayamadığıma üzgünüm. Yardımlarını esirgemeyenlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

 

Baskı sıkıntılarını göze alarak Canlandırılacak Köy’ü, ikinci defa basan Remzi Kitabevi sahibi dostum R. Bengi’ye de müteşekkirim.

 

            Okuyucularımın, rastlayacakları kusurları veya eksik gördükleri noktaları, gerçekteki hayattan misaller göstermek ve belgelere dayanmak suretiyle duyurmalarını veya açıklamalarını rica ederim.

 

 

 

Ankara /1947

İ. HAKKI TONGUÇ

 

 

 

Bir sayfa ileri